AKDENiZ PAZARI

iletisim@akdenizpazari.com

 

Ana Sayfa

 

Tüm Firmalar

 

İletişim

 

Üyelik Formu

Hakkımızda
 

 

 
Çay ve Simit Diyebilsem Günaydın

 

Kalpaklı Süvari Mevlana Murathan Mungan

 

Musalla Taşı Olgunlaşma Ötesi Yalan

 

 

Ustalardan Yağmur Kaçağı Arkadaş

 

Hayat Tersten

Hayat tersten yaşanmalıydı  Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş

şeklidir.Şüphesiz ki yaşamı tersten yaşamak daha güzel, hatta

mükemmel olurdu. Nasıl mı ? Camide uyanıyorsunuz. Bir tahta sandık

içerisinde, herkes karşınızda saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor ve

tüm haklar helal edilmiş vaziyette.

Tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı,

olgun ve ağırbaşlı olarak.Torunlar hepsi hazır. Arabanıza kurulup

evinize gidiyorsunuz.

Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor,aylık

veya üç ayda bir maaşınızı alıyorsunuz. Ne güzel, hazir maaş, hazır

ev.... Altmışlı yaşlara kadar her şey garanti, huzur

içinde yaşıyorsunuz. Sağlığınız gittikçe düzeliyor, kaslar güçleniyor,

kuvvetleniyorsunuz. Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve ise ilk

başladığınız gün size hoşgeldin hediyesi olarak bir plaket ve altın

kol saati veriyor patronunuz.. ve Genel Müdürlük veya bunun gibi

yüksek bir makamdan tecrübeli bir insan olarak ise başlıyorsunuz.

Herkes karşınızda elpençe divan... Vücudunuzda da bazı hoşa giden

hareketler de başlıyor. Gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz. Diğer

hormonal aktiviteler artıyor, fevkalade..... Aman ne güzel günler

başlıyor...

Derken birgün patron size artık Üniversiteye gitsen daha

iyi olur diyor.

Bu arada Babanız ortaya çıkmış, "fazla çalıştın"

diyor "artık eve dön, işi bırak, okumaya başla, harçlığın benden

olsun..." Keyfe bakar mısınız? Okuduğunuz dersler gittikçe

kolaylaşıyor.

Ekmek elden, su gölden bir dönem başlıyor. Partiler,

diskotekler, kızların sayısı artıyor.

Derken anne ve babanız sizi götürüp getirmeye başlıyor, araba kullanma derdi de yok artık....

Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar, "evde otur, keyfine bak,oyuncaklarınla oyna" diyorlar... Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı bile temizliyorlar,hatta bu durum alışkanlık yaratıyor ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz.

Derken Anneniz bir gün size süt verme kararini aliyor ve baska bir keyifli dönem basliyor.Mama artık her yerde, her an ve en taze şeklinde hazır. Bir gün karanlık ılık ve sıcak bir ortama giriyorsunuz. Beslenmek için ağzınızı açmaya dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor, sıcacık, yumuşacık, gürültü ve patırtısız bir ortamda yaşıyorsunuz.Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir hücre halini alıyorsunuz.

Ve günün birinde müthiş bir olayla hayatınız bitiyor....

CAN YÜCEL

 

 

 

Kader

Nasılda benziyormuş
Kaderin kaderime
Kendini bulacaksın!
İyi bak gözlerime
İki enkaz yığınıyız iki harebeyiz
BİZ
Feleğin namertliği gidiyor garibime ...

 

 

Saltanat Kayığım

Dur ,dur hemen cevap verme
Biraz olsun avunsun yüreğim
Seni baştan aşağı süzerken

Ağzından çıkacak tek kelime
Yıkabilir mi gönlümdeki saltanatını
Yıllardır böyle gelmiş böyle gider
Kazan kaldırmak yakışmaz ki bana

Bırak da sularında yüzsün
Bu görkemli saltanat kayığın
Şöyle bir salınsın sadece
Varsın benim olmasın isterse

Arada bir isyan ederim
Bir gülen bakışına razı olurum
Alırım bahşişimi,susarım yine

Gönül Limanı

Belki bir tesadüf belki kader
Seni tanımak, görmek, sesini duymak
Gözlerine bakıp ta hayal kurmak
Gönül limanında yar

Şimdi yüreğime gelip te sorsalar
Hasretine dayanılmıyor deseler
Bilirim zor hasret ama sen varsın
Gönül limanında yar

Belki uzaktasın benden
Arada mesafeler yollar dağlar var
Ama unutma ki seninle yaşanır
Gönül limanında yar

Şimdi seni düşünüyorum gecenin karanlığında
Yüreğim senin varlığını hissettiğinde
Bu dünyada bir tek sen varsın
Gönül limanında yar gönül limanında

 

Hasret Denizi

Şimdi yalnızlığımda yüzüyorum
Sensizliğin derinliklerinde boğuluyorum
Özlemin o kadar büyük ki içimde
Büyüdükçe büyüyor hasret denizi

Sensizlik var diye korkmuyorum
Her yalnızlığa bir kurşun sıkıyorum
Alaca karanlıkta seni arıyorum
Küçülmüyor içimde hasret denizi

Sevdana sığınıyorum her düştüğümde
Senin sıcaklığın var evin her köşesinde
Kokun sinmiş taa yastığımın derinliğine
Sen varsın ya acıtmıyor hasret denizi

Bilmiyorlar yalnızlığım senden ibaret
Anlamıyorlar sen varken mutluluğumu
İstemiyorlar seninle bir yaşam boyu
Önüme koydular bir hasret denizi

Bilmesem sevdiğini korkarım belki
Sonunda atılmak olsa da derinlere
Sığınmışım bir kere senin yüreğine
Korkmuyorum atılmaktan hasret denizine

Çaldıran Kendi

bir hırsız kentine akşam uğramış
yolunu o yöne döndüren kendi
sevinci bırakmış keder aramış
mutlu zamanları öldüren kendi

kimi görse sordu nasihat aldı
bu şehrin içine masumca daldı
gönlünü aldılar gönülsüz kaldı
kimsenin suçu yok aldıran kendi

hayale kapılmış gelmiş bir kere
aramış aramış bulmuş bir kere
kurtlar sofrasına düşmüş bir kere
eli kolu bağlı çıldıran kendi

bir köşe başında tuzak kurdular
soydular üstünde şiir buldular
ve onu çaldılar türkü yaptılar
kime ne söylesin çaldıran kendi

şimdi o hırsızlar eller üstünde
namuslu yaşayan erler nerede
mahzun mahzun gezer uzak illerde
bir lokma ekmeğe yalvaran kendi

 

Rüzgar Değer Gülüşüne Sabahın

Titrek ışıklarında bir şimendiferin
Karanlığı yırtan çığlığında rehindi sözler

Yorgun bakışlarına sığınır gece
Nefer şarkılarına döner sevda
Yatağına sokulu saklı düşlerde
Gece el eder tanyeri olumlarına

Gez göz arpacık üçlemesinde kitli düşünler
Bir bilse neye üşengeç gözler...

Ne zaman yağmur koksa saçların
Sevda nefes takatlarında kalır soluk soluğa
Irar suslarında matemi günün
Alır demini şiir nazar vuruşlarında

Hüzün sağanağına tutkulu umudun
Niyet çekerken iklimlerine vokal
Salınır kanadına mahur bir şarkı

“Çek Hristo çek demeli
Hazan üstü az zemheri”

Ardısıra çağlar figanlar yarına
Rüzgar değer gülüşüne sabahın..

.

Hareli Yazlar

Söylüyor da şiirleri
Çoğaltıyor soluğu Akdeniz’in
Bin yıl dinliyorum çocukça

En haram elalarıyla el ele
Hareli bakıyor bakınca
Atıyorlar kimi de bir ülkeden
İncecik iller büyütüyor
Yaralı turnalar telinde

İz biriktiriyor dişlerinde

Ah zehirli memeleriyle
Emziriyor da özışığını
Ölü olarak geçiyor ele
Usulca örtünüyor dikenlerini
Bir hoyrat at oynuyor
Gökçe gül koynunda

Yaz anlatıyor seviniyorum
Hayal olsa da

Gamlanma

koyun meler kuzu meler
sular hendeğine dolar
ağlayanlar bir gün güler
gamlanma gönül gamlanma

yiğit yiğide yad olmaz
iyilerde ham süt olmaz
bin kaygı bir borç ödemez
gamlanma gönül gamlanma

yiğit yiğidin yoldaşı
at yiğidin öz gardaşı
sağlıktır her şeyin başı
gamlanma gönül gamlanma

naçar karacoğlan naçar
pençe vurup göğsün açar
kara gündür gelir geçer
gamlanma gönül gamlanma

 

 

Reklam Müdürü  : Mustafa MIZRAK

Tel : 337 36 28

GSM : 0542 237 46 85

 

 

 

 

 

DİKKAT !

Anahtar Teslimi

Web Siteleri

300 YTL   ' den

Başlayan Fiyatlarla

 

 

 

 

 

 

 

Bilim ve Teknik

Komik Slaytlar

Komik Yazılar

Kitap - Müzik - DVD

Aşk Sözleri

 Şiir

Fıkralar

Kıssadan Hisse

Bunları Biliyor musunuz?

Bilgisayar Dersleri

Şifalı Bitkiler

Oyunlar

Zeka Soruları

Resimler

 

Önemli Linkler

::TC Kimlik No
::Vergi Kimlik No
::SSK Hizmet Dökümü
::İnternet Vergi Dairesi
::Motorlu Taşıtlar Vergisi
::Telefon Rehberi
::ÖSYM Sınav Sonuçları
::KPSS Sonuçları
::KPDS Sonuçları
::Diğer Sınav Sonuçları
::ÖSYM Sınav Takvimi
::Milli Eğitim Bakanlığı
::Üniversiteler
::Sağlık Bakanlığı
::Emekli Sandığı
::Ssk
::Adalet Bakanlığı
::Emniyet Genel Müdürlüğü
::Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
::Bakanlıklar
::Valilikler
::Belediyeler
::Kaymakamlıklar
::Silahlı Kuvvetler
::Sivil Toplum
::Elçilik - Konsolosluklar
::Avrupa Birliği
::K.K.T.C.
::Turizm

 

 

 

 

 

 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

Copyright 2008 Akdeniz Pazarı Bilişim Teknolojileri